Koklear Ölü Bölgeler Neden Her Zaman Uyumlamayı Değiştirmez?
Koklear ölü bölgeler (cochlear dead regions), özellikle yüksek frekanslarda görüldüğünde dikkat çekicidir. Ancak araştırmalar ve klinik deneyimler, bu durumun çoğu zaman işitme cihazı uyumlama (fitting) stratejisini değiştirmediğini göstermektedir.

1. Şiddetli–İleri Düzey Kayıplarda Durum Zaten Aynıdır
Koklear ölü bölgeler genellikle 80 dB HL üzerindeki ileri derecede işitme kayıplarında görülür.
Bu tür dik eğimli kayıplarda (downward sloping losses), iç veya dış tüylü hücreler canlı olsa bile işitilebilirlik sağlamak zordur.
Dolayısıyla ölü bölgenin varlığı ya da yokluğu, uyumlama stratejisini anlamlı derecede değiştirmez.
2. Amplifikasyon Stratejisi Aynı Kalır
Araştırmalar, ölü bölge olsa bile ölü bölgenin kenarından yaklaşık bir oktav yukarıya kadar amplifikasyon yapılması gerektiğini göstermektedir.
Örneğin:
2000 Hz’de ölü bölge → 3500 Hz’e kadar amplifikasyon yapılır.
3000 Hz’de ölü bölge → 5000 Hz’e kadar amplifikasyon yapılır.
Bu yaklaşım, ölü bölge yokmuş gibi uygulanan standart stratejiye çok benzer.
Alt Frekanslarda Ölü Bölgeler
Alt frekanslardaki ölü bölgeler farklı kurallar gerektirir.
Ancak bu tür ölü bölgeler yüksek frekans ölü bölgelerine kıyasla çok daha nadirdir.
Yüksek frekanslarda görülen koklear ölü bölgeler, ilk bakışta uyumlama stratejisini değiştirmesi gereken ciddi bir sorun gibi görünebilir. Ancak çoğu vakada, hem kaybın derecesi hem de uygulanacak amplifikasyon mantığı nedeniyle uyumlama süreci değişmez. Bu nedenle odyologlar için önemli olan, doğru sınırları belirlemek ve amplifikasyonu işlevsel frekanslara yönlendirmektir.
Etiketler
koklear ölü bölgeler, cochlear dead regions, işitme cihazı uyumlama, yüksek frekans kaybı, amplifikasyon stratejisi, odyoloji klinik bilgi, işitme cihazı fitting, ileri derecede işitme kaybı, odyogram analizi, işitme rehabilitasyonu




